Geri

VERASET YOLUYLA VEYA İVAZSIZ SURETLE İNTİKALİN VERGİLENDİRİLMESİ BÖLÜM 2

15.03.2020

 
 
VERASET YOLUYLA VEYA İVAZSIZ SURETLE
İNTİKALİN VERGİLENDİRİLMESİ BÖLÜM 2
 
 
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNİN BEYANINA ULAŞMAK İÇİN
 
13- VERGİ ORANI
 
Veraset ve intikal vergisinin oranı, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde belirlenmiştir. 2019 yılı için vergi tarifesi aşağıdaki gibidir:
 

VERASET VE İNTİKAL

VERGİSİ TARİFESİ

VE İSTİSNA TUTARLARI

2019

MATRAH   VERASET YOLUYLA İNTİKAL % İVAZSIZ İNTİKAL %
İLK 290.000 TL için 1 10
SONRA GELEN   700.000 TL için 3 15
SONRA GELEN   1.500.000 TL için 5 20
SONRA GELEN   2.700.000 TL için 7 25
MATRAHIN   5.190.000 TL'sının üstü 10 30
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDEN İSTİSNA TUTARLAR
A- Füru ve eşten herbirine isabet eden mirasın 250.125 TL 'si, füru bulunmaması halinde eşe isabet 
eden miras hissesinin  500.557 TL 'si,
B-    İvazsız İntikallerde(Hibe,Hediye,Çekiliş vs)    5.760 TL 'si Veraset ve İntikal vergisinden istisnadır.

 

GÜNCEL ORANLARA ULAŞMAK İÇİN
 
 
 
Örnek:
 
2019 yılında vefat eden (A) şahsından mirasçısı bulunan iki çocuğuna 600.000 TL miras kalmıştır. Her bir çocuğa kalan miras payından 250.125 TL istisna düşüldükten sonra kalan tutar veraset ve intikal vergisi matrahı kabul edilip tarife oranına göre vergilendirilecektir.
 
Her bir çocuğun miras payı % 50 (300.000 TL) olduğundan birisinin matrahı: 300.000 - 250.125 = 49.875 TL olacaktır.
 
Dolayısıyla bir mirasçının ödeyeceği toplam vergi: 49.875 X %1 = 498,75 TL olup, bu tutar verginin tahakkukundan itibaren 3 yılda her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere altı eşit taksitte ödenecektir.
 
Buna göre ilk taksit tutarı 83,12 TL olacaktır.
 
Diğer mirasçı da aynı tutarda vergi ödeyecektir.
 
Örnek:
 
(B) şahsı 2019 yılında iki çocuğuna 300.000’er TL bağışlamıştır. Bir şahsa, ana, baba, eş ve çocuklarından (evlatlıktan evlat edinenlere yapılan ivazsız intikaller hariç) ivazsız mal intikali halinde ivazsız intikallere ilişkin tarifede yer alan oranların yarısı uygulanacağından kendisine bağış yapılan çocuklardan her biri için hesaplanacak vergi şu şekilde olur.
 
İstisna tutarı 5.760 TL’dir.
 
Matrah 300.000 – 5.760 = 294.240 TL’dir.
 
Matrah artan orana tabi tutulduğunda, ödenecek vergi şu şekilde hesaplanacaktır.
 
290.000 X %5 (Normal oran %10) = 14.500 TL
 
4.240 X %7,5 (Normal oran %15) = 318 TL
 
14.500 + 318 = 14.818 TL olup, bu tutar verginin tahakkukundan itibaren 3 yılda her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere altı eşit taksitte ödenecektir. İlk taksit 2.469,66 TL olarak ödenecektir.
 
Kendisine bağış yapılan diğer çocuk da aynı tutarda vergi ödeyecektir.
 
5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek veya tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde vergi oranı %10 olarak uygulanmakta iken, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde yapılan düzenleme ile 01/01/2018 tarihinden itibaren %20 olarak uygulanmaktadır. İkramiyenin ayni olarak verilmesi halinde fatura tutarı esas alınır.
 
14- ÖDEME YERİ VE ZAMANI
 
Veraset ve intikal vergisinin;
 
• Tahakkukundan itibaren üç yılda ve her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere toplam altı eşit taksitte,
• 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen (Futbol karşılaşmalarına ve at yarışlarına ait müşterek bahisler) yarışma ve çekilişlerde kazananlara ödenen ikramiyelerden yarışma ve çekilişler ile şans oyunlarını düzenleyenler tarafından kesilen vergilerin beyanname verme süresi içinde ödenmesi gerekir.
 
Örneğin, ölüm 1 Şubat 2019 tarihinde gerçekleşmiş ve mükellef Nisan ayında beyanda bulunmuşsa ödemeleri Mayıs ve Kasım aylarında olacaktır. Mükellefin Mayıs ayı içinde beyanda bulunması halinde ise taksitler Kasım ayında başlayacaktır.
 
Veraset ve intikal vergisi;
 
• ivd.gib.gov.tr adresinden veya GİB Mobil uygulamasından ister İnteraktif Vergi Dairesine giriş yaparak ister giriş yapmadan Hızlı Ödeme adımlarından “Belge Numarası İle Ödeme” adımı üzerinden;
◊ Anlaşmalı bankaların kredi kartları ile,
◊ Anlaşmalı bankaların banka kartları veya banka hesabından,
◊ Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların; kredi kartları, banka kartları ve diğer ödeme yöntemleri ile,
• Anlaşmalı bankaların;
◊ Şubelerinden,
◊ Alternatif ödeme kanallarından (İnternet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı, Mobil Bankacılık vb.),
• PTT işyerlerinden,
• Tüm vergi dairelerinden ödenebilir. 
 
Ayrıca, veraset ve intikal vergisinin yurt dışından posta havalesi ile gönderilmesi de mümkün bulunmaktadır.
(Yurt dışından posta havalesi ile borcun bulunduğu vergi dairesinin Ziraat Bankasındaki nakit hesabına havale veya EFT yolu ile ödenmesi sırasında açıklama alanına vergi kimlik/ T.C. Kimlik Numaranızın yazılması, yapmış olduğunuz ödemenin mükellef hesaplarınıza işlenmesinde önem arz etmektedir. Söz konusu ödemenin havale veya EFT ile ödenmiş olması durumunda ödemenin vergi dairesinin hesabına geçtiği tarih ödeme tarihi kabul edilecektir.)
 
15- MİRASA DÂHİL MALLARIN MİRASÇILARCA TASARRUFU
 
a) Gayrimenkullerde
 
Veraset yoluyla veya ivazsız bir şekilde intikal eden gayrimenkullerin devredilebilmesi ve üzerinde bir ayni hak tesis edilebilmesi için, gayrimenkule ya da devri istenilen hisse ise yalnız bu hisseye isabet eden verginin tamamının ödenmesi veya vergiye karşılık 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yazılı cinsten (menkul mallar hariç) teminat gösterilmesi gerekmektedir.
 
b) Menkul Mallarda
 
Amme idare ve müesseseleri, banka, banker ve kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri, sair şirket ve müesseselere ve mahkemelerle icra dairelerine vergiye karşılık olmak üzere Veraset İntikal Vergisi Kanununun 17 nci maddesi gereğince tevkifat yapma görev ve yetkisi verilmiştir.
 
Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların veraset ve intikal vergisinin konusuna giren menkul mallarla ilgili herhangi bir işlem dolayısıyla para veya senet (tahvil, hisse senedi gibi) verebilmek için mükelleflerden, bu verginin ödenmiş olduğuna dair ilgili vergi dairesinden verilmiş bir belge istemeleri gerekir.
 
Belge ibraz edilmediği takdirde, mirasa dâhil menkul malı elinde bulunduran kurum veya kuruluşça veraset yolu ile intikallerde %5, ivazsız intikallerde %15 oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yapılacaktır.
 
Ayrıca, bankalardaki kiralık kasa sahiplerinin ölümü halinde, vergi dairesinin yetkili memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına ve bu memur huzurunda tespit yapılmadıkça, muhteviyatının mirasçılar veya kanuni temsilcileri veya vekilleri tarafından alınmasına izin verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
DİĞER VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER
 
1- VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN YAPILMASI GEREKENLER
 
Miras bırakanın işletme sahibi olması halinde, ölüm olayı işi bırakma hükmünde olup, bu durumun 1 ay içerisinde vergi dairesine bildirilmesi gerekmekte olup, mirası reddetmemiş bir mirasçının ölüm olayını bildirmesi yeterli bulunmaktadır.
 
Ölüm halinde ölen kişinin fiilinden kaynaklanan vergi cezaları silinir. Ancak gecikme zam ve faizleri ceza niteliğinde olmadığından mirası kabul eden mirasçılardan miras hisseleri oranında talep edilecektir.
 
MURİSİN İŞİNİ DEVRALAN MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU
 
• Murisin ölümünden itibaren mirasçıların aynı işe aralıksız devam etmeleri halinde, ölüm tarihi muris için işi bırakma, mirasçıları için ise işe başlama olarak kabul edilecektir. İşe devam edecek olan mirasçıların ölüm tarihini takip eden 1 ay içinde bildirimde bulunmaları durumunda, işe başlama bildiriminin zamanında yapıldığı kabul edilecek ve mirasçıların mükellefiyetlerinin murisin ölüm tarihinden itibaren tesis edilmesi gerekecektir.
 
• İşe devam eden mirasçıların, murisin mevcut defter ve belgelerini ölüm tarihini içeren hesap dönemi sonuna kadar kullanmaları mümkündür.
 
• Bu durumda, murisin faaliyetine yönelik hesaplarının ölüm tarihi itibariyle kapatılması ve işe devam eden mirasçıların hesaplarının ise yeniden açılması gerekmektedir.
 
• Ayrıca, işe devam eden mirasçıların söz konusu hesap döneminin son ayı içinde yeni hesap dönemi için kendi adlarına defter tasdik ettirmeleri ve usulüne uygun olarak belgelerini anlaşmalı matbaalara bastırmak veya notere tasdik ettirmek suretiyle kullanmaları gerekmektedir.
 
• Miras bırakana ait ödeme kaydedici cihazların mali bilgileri tespit edilerek ve mükellefiyetle ilgili kısımlarda değişiklik yapılmak suretiyle kullanılması mümkündür. Söz konusu değişiklikler yapılmadığında ilgili belgeler hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.
 
ÖLÜM HALİNDE MİRAS BIRAKANIN BORÇLULARININ TAKİBİ
 
• Ölüm halinde miras bırakanın borçlularının takibi mirasın kabul veya reddine göre mirasçılar nezdinde yapılacaktır. 3 aylık bekleme süresinin işlememesi için mirasçılar idareye sözlü irade beyanında bulunarak mirası ve takibin devam etmesini kabul ettiklerini bildirebilirler. Bu durumda, vergi dairesi tarafından yapılacak takip ölüm tarihi dâhil 3 gün duracaktır.
 
• Daha sonra idare tereke üzerinde takibe devam edebilir. Kesin bir irade beyanı olmazsa veya mirasçılardan biri bile mirası talep ettiklerini açıkça beyan etmezse takip 3 ay için uzayacak ve gecikme zammı işlemeye devam edecektir.
 
• Tereke defterinin tutulması halinde defterin mirasçılarca kabulüne kadar takip durur. Deftere yazılmasa bile amme alacağı mirasçıdan talep edilir.
 
2- GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN YAPILMASI GEREKENLER
 
Gelir Vergisi Kanununun 92 nci maddesinde ölüm halinde beyanname vermek için ölüm tarihinden itibaren dört aylık bir süre belirlenmiştir. Yani ölüm halinde içinde bulunulan yıla ait ve geçmiş yıla ait beyanname dört ay içinde verilmelidir.
 
Örneğin, 20 Şubat 2019 tarihinde vefat olayı olmuşsa beyanname  verme ödevi mirasçılar tarafından 20 Haziran 2019 tarihine kadar yerine getirilmelidir. Burada geçmiş yıl beyannamesi için farklı bir tarih belirlenmesi söz konusu değildir.
 
Gelir Vergisi Kanunu açısından, kira geliri elde eden mükelleflerin gelecek yıllara ait olup peşin tahsil ettiği kiraların gelecek yıl beyan edebilmelerine imkân sağlayan hükme, ölüm dolayısıyla bir istisna getirilmektedir. Buna göre; mirasçıların bu gelirleri, içinde bulunulan yılın geliri olarak beyan etme zorunluluğu vardır.
Mükellefin muhtasar beyanname ile ilgili bir yükümlülüğü varsa beyanname verme süresi aynı şekilde 3 ay uzayacaktır.
 
Gelir Vergisi Kanununda belirtilen 4 aylık süre sadece yıllık beyanname için geçerlidir. İçinde bulunulan dönemde kişi ölmüşse, içinde bulunulan yılın gelir vergisi beyannamesinin de verilmesi gerekir. Ancak daha sonraki dönemler için geçici vergi verilmeyecektir.
 
Bununla birlikte geçici vergi beyannamesi kıst dönem için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinden sonra verilmez.
 
Gelir Vergisi Kanunu açısından diğer bazı haklar ise şöyledir:
 
• Ölüm dolayısıyla verilen tazminatlar ile yapılan yardımlar gelir vergisinden istisnadır.
 
• Kanunla kurulan sosyal sigorta kuruluşlarının ve Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi gereğince kurulan sandıkların dul ve yetimler için verdikleri tazminat ve yardımlar da gelir vergisinden istisna edilmiştir.
 
• Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde belirtilen serbest meslek erbabının, sadece kendilerinin değil kanuni mirasçılarının da telif kazançları ve ihtira beratı istisnasından yararlanabilme hakları vardır. Bu istisnadan yararlananlar için 94 üncü maddeye göre tevkif edilen vergi nihai vergi olmakta ve ilgili maddedeki faaliyetlerinden dolayı beyanname verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
 
• Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesine göre, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin ölüm nedeniyle eş ve çocuklar tarafından devralınması halinde de genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
 
• Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde düzenlenen basit usulün genel şartlarında, iş sahibinin vefat etmesi halinde dul eşin veya küçük çocuklarının adına işe devam edilmişse bunların işin başında bilfiil bulunmamaları söz konusu şartları bozmayacaktır.
 
• Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde vergilendirilmeyecek değer artış kazancı düzenlenmiştir. Buna göre ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dâhil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilânçonun aktif ve pasifi ile birlikte aynen devralınması gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bunların işin başında bilfiil bulunmamaları söz konusu şartları bozmayacaktır.
 
3- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN YAPILMASI GEREKENLER
 
Örnek:
 
Üç aylık vergilendirme dönemine tabi gerçek usulde vergilendirilen KDV mükellefi 15 Haziran 2019 tarihinde öldüğünde, ölüm tarihine kadar olan döneme ait yani 1 Nisan–15 Haziran 2019 dönemine ait KDV beyannamesi, 1 Temmuz ile 28 Ekim 2019 tarihleri arasında verilir. Beyanname verme süresinin son günü 28 Ekim 2019 tarihidir.
 
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (17/4-c) maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81’inci maddesi kapsamında yapılan devir işlemleri KDV’den istisna edilmiştir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde gelir vergisine tabi tutulmayacak değer artış kazançları kapsamında yer alan ve mükellefiyeti sona eren işletme tarafından yeni işletme veya şirkete devredilen bütün mal ve haklar için düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz.
 
Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması halinde KDV hesaplanmayacaktır.
 
Ayrıca, muris adına verilen son katma değer vergisi beyannamesinde “sonraki döneme devreden katma değer vergisi” olarak beyan edilen bir tutar bulunması halinde bu tutar, mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılabilir.
 
Varisler tarafından işletmenin faaliyetinin devam ettirilmemesi halinde işletme aktifine kayıtlı ticari mal, demirbaş ve taşınmazlar üzerinden  KDV Kanununun 3/a maddesi uyarınca KDV hesaplanması, hesaplanan KDV’nin ise mirasçılar tarafından muris adına verilecek son dönem KDV beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir.
 
4- ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN YAPILMASI GEREKENLER
 
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (15/2-a) maddesine göre, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların, veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulanan malların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte özel tüketim vergisi alınmakta, ancak bu husus Kanunun 7 nci maddesinin (2) ve (8) numaralı bentleri çerçevesinde istisnadan yararlananlar tarafından bu istisnadan yararlanılarak iktisap ettikleri kayıt ve tescile tabi malları 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarmaları durumunda geçerli bulunmamaktadır.
 
Dolayısıyla, malul ve engelliler tarafından Kanunun 7/2 nci maddesinde yer alan istisna uygulamasından yararlanılarak satın alınan Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların veraset yoluyla mirasçılara intikalinde ÖTV aranmamaktadır. Aynı şekilde, Kanunun 7/2 nci maddesi kapsamında istisnadan yararlanılarak iktisap edilen araçların veraset yoluyla ÖTV uygulanmaksızın varislere intikal etmesi ve murisin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren 5 yıllık sürenin bitimine kadar bütün mirasçılar adına kayıt ve tescilli kalmak koşuluyla, sonradan üçüncü kişilere satışında da ÖTV uygulanmamaktadır.
 
Ancak, söz konusu istisna kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtların, veraset yoluyla ÖTV uygulanmaksızın varislere intikal etmesi ve murisin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren beş yıllık süre dolmadan varisler tarafından istisnadan yararlanamayanlara satışı veya devrinde de ÖTV aranmaktadır.
 
Öte yandan, Kanunun 7/2 nci maddesi kapsamında istisnadan yararlanarak araç iktisap etmiş olan malul ve engellinin ölümü üzerine aracın mirasçılara intikalinden sonra diğer mirasçıların kendi hisselerinden bir mirasçı lehine feragat etmeleri ve aracın tek bir mirasçı adına tescil edilmesi durumunda ÖTV yönünden aşağıdaki şekilde işlemler tesis edilecektir.
 
Muristen mirasçılara sadece söz konusu aracın intikal etmiş olması, bundan başka mirasçılara intikal etmiş başka bir mal bulunmaması halinde, aracın miras hisselerinin tek bir mirasçıya devredilmesinin, devralan mirasçı açısından kendi miras hissesine karşılık gelen kısmı hariç olmak üzere “veraset yoluyla intikal” olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp; bu işlemin, bir ivaz karşılığı yapılmış ise satım, ivazsız olarak yapılmış ise bağış olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu durumda ÖTV Kanununun (15/2-a) maddesi uyarınca, ilk iktisabında ÖTV istisnası uygulanan söz konusu aracın ilk iktisabındaki matrah üzerinden (miras hissesinin karşılığını teşkil eden kısım hariç), mirasçı adına kayıt ve tescil tarihindeki orana göre ÖTV beyan edilerek ödenmesi ve düzenlenecek ÖTV ödeme belgesinin ilgili tescil kuruluşuna verilmek suretiyle mirasçı adına kayıt ve tescil işlemin yapılması gerekmektedir.
 
Muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca mal ve/veya hakkın bulunması halinde diğer mirasçıların lehine taşıt üzerindeki mülkiyet hakkından ivazsız olarak feragatini gösteren belgenin ibrazı şartıyla istisnadan yararlanılmış olan taşıtın lehine feragat edilen mirasçıya intikali de esas itibarıyla “veraset yoluyla intikal” olarak değerlendirilmekle birlikte, Kanunun (15/2-a) maddesi kapsamında ÖTV aranmaması için terekede yer alan diğer mal ve/veya hakların değerinin taşıtın değeri ile mütenasip  olması  gerekmektedir. Aksi takdirde, diğer mirasçıların vereceği feragatnameye istinaden taşıtı devralan mirasçının taşıt üzerindeki kendi mülkiyet hakkında (miras payına) karşılık gelen kısmı hariç olmak üzere bu işlem “veraset yoluyla intikal” olarak değerlendirilmemektedir. Bu durumda, diğer mirasçıların vereceği feragatnameye istinaden taşıtı devralan mirasçı tarafından, taşıt üzerindeki kendi mülkiyet hakkına (miras payına) karşılık gelen kısım hariç olmak üzere, Kanunun (15/2-a) maddesi çerçevesinde hesaplanan ÖTV’nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Örneğin, istisnadan faydalanılan taşıtın engellinin vefatı üzerine iki mirasçıya intikal etmesi ve mirasçılardan birinin taşıtı, diğerinin ise terekede taşıt dışındaki varlık olan beş cumhuriyet altınını alması ve bu hususta mirasçıların anlaşmaları durumunda, bahse konu cumhuriyet altınlarının toplam değeri taşıtın değeriyle mütenasip olmadığından, feragatname düzenlense dahi, terekede birden fazla mal ve/veya hak bulunması kapsamında ÖTV’siz işlem tesis edilmez.
 
Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamada, ÖTV’den müstesna olarak ilk iktisabı yapılan taşıt dışında herhangi bir mal ve/veya hakkın “birden fazla mal ve hak” kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu mal ve/ veya hakkın veraset ve intikal vergisi beyannamesine dahil edilmiş olması gerekmekte olup, mezkûr beyannameye dahil edilmeyenler “birden fazla mal ve/veya hak” kapsamında değerlendirilmemektedir.
 
Taşıtın miras hisselerinin tek bir mirasçıya devredilmesi ve bu mirasçının Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uygulamasında aranan şartları ve nitelikleri haiz olması durumunda, terekenin birden fazla mal ve/veya haktan ibaret olup olmadığına bakılmaksızın, bu devir işlemi dolayısıyla ÖTV aranmamaktadır. Bu durumda, malul veya engellinin Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 15 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında maluliyet ve engellilik durumu nedeniyle ÖTV’siz taşıt iktisap etmemiş olması veya iktisap tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir.
 
Bahse konu ÖTV uygulaması bakımından diğer mirasçıların tek bir mirasçı lehine araçla ilgili miras haklarından feragatini gösterir belgenin noter onaylı olması yeterlidir.
 
Öte yandan, malul veya engelli tarafından iktisabı yapılan taşıtın, kayıt ve tescil ettirilmeden malul veya engellinin vefat etmesi durumunda, mezkûr istisna uygulamasından yararlanılamamakta; bu durumda taşıtın mükellefe iade edilmemesi halinde, mirası reddetmeyen varis/varisler tarafından kayıt ve tescilden önce taşıta ait ÖTV’nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
 
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun, hayatını kaybetmiş harp veya vazife malulü sayılanların yakınlarının taşıt alımında istisna uygulamasına ilişkin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın veraset yoluyla intikalinde başkaca bir şart aranmaksızın bu devir işlemi dolayısıyla ÖTV aranmamaktadır. Varislerin, mezkûr bentte sayılan kişilerden olmaması veya bentte sayılanlardan olmakla birlikte daha önce söz konusu istisnadan yararlanan kişi lehine haklarından feragat etmiş olması, söz konusu taşıtın vergi ödenmeksizin veraset yoluyla intikaline engel teşkil etmemektedir. Ancak, ÖTV uygulanmaksızın varislere intikal eden taşıtın murisin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren beş yıllık süre dolmadan varisler tarafından istisnadan yararlanamayanlara satışı veya devrinde ÖTV aranmaktadır.
 
Diğer taraftan, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun geçici 7     nci maddesinde düzenlenen ticari taşıtların yenilenmesinde istisna uygulamasında, istisna uygulamasından yararlanılmak suretiyle yenilenen taşıtın, yeni taşıtın iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içinde satılması, devredilmesi veya sair suretle işletme kayıtlarından çıkarılması şart olup, söz konusu taşıtla ilgili olarak, üçüncü kişilere yapılan satış veya devir işlemlerine ilişkin noter devir belgelerinin birer örneğinin, aynı süre içinde, yeni taşıtın ilk iktisapla ilgili işlemlerini gerçekleştiren vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. İstisnadan yararlananın ölümü halinde bu yükümlülüklerin yasal varislerince yerine getirilmesi gerekmektedir.
 
Ayrıca, 4760 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde düzenlenen istisna uygulaması kapsamında iktisap edilen taşıtın, ilk iktisap tarihinden itibaren üç tam yıl geçmeden, veraset yoluyla intikaller hariç, satış veya devrinde, taşıtın ilk iktisabındaki matrah esas alınarak, devir (kayıt ve tescil) tarihindeki oran üzerinden hesaplanan ÖTV, adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, şehiriçi ticari yolcu taşımacılığı veya ticari yük taşımacılığı faaliyetinden çekilmesi halinde ise taşıtın ilk iktisabındaki matrah esas alınarak, faaliyetten çekilme tarihindeki oran  üzerinden  hesaplanan  ÖTV, istisnadan yararlanandan aranmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu istisnadan yararlanılarak iktisap edilen taşıtın veraset yoluyla intikalinde ÖTV aranmamaktadır. Ancak, ÖTV ödenmeksizin veraset yoluyla intikal eden taşıtın, ilk iktisap tarihinden itibaren üç tam yıl geçmeden satış veya devrinde, adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ticari faaliyetten çekilmesi halinde ise varislerden ÖTV aranmaktadır.
YAZININ DİĞER BÖLÜMÜNE ULAŞMAK İÇİN

 

Saygılarımızla,

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Oğuzhan GÜNGÖR

 

PAYLAŞ : Email Facebook Google Twitter