Geri

2020 YILINDA GENEL SAĞLIK SİGORTASI / GENEL SAĞLIK SİGORTASI NEDİR / GENEL ŞARTLARI NELERDİR / TESCİL VE GELİR TESTİ

Genel Sağlık Sigortası

GSS prim borçlarına düzenleme!

Gelir testi kalktı!

(İsteğe Bağlı)

Genel Sağlık Sigortası'ndan (GSS) faydalanmak isteyen vatandaşlar için yeni bir değişiklik yürürlüğe girdi. 88,29 TL bedelle sağlık güvencesi olmayan vatandaşların tüm sağlık hizmetlerinden faydalanabileceği açıklanırken,GSS prim borçları ise devlet tarafından karşılanacak. 1 Nisan itibariyle yürürlüğe geçen sistem, gelir testi zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor. İşte, yeni GSS hakkında detaylı bilgiler...

Genel sağlık sigortası sisteminde 1 Nisan itibarıyla değişikliğe gidildi. Devrim gibi değişiklikle 88,29 lira veren vatandaşın tüm sağlık hizmetlerinden yararlanması sağlandı. Bu rakamı ödeyemeyenlerin GSS primleri ise devlet tarafından karşılanacak. Vatandaş prim ödemeden sağlık hizmetlerinden faydalanabilecek. İşte bunun için gerekli şartlar ve tüm detaylar haberimizde…

Sosyal güvenlik tüm ülkelerin vatandaşları için önem taşıyor. Ülkelerin medeniyet seviyeleri ve insanına verdiği değer, sosyal güvenlikteki seviye ve kapsamla ölçülebiliyor. Bu bağlamda Türkiye’de son 10 yıllık dönemde sosyal güvenlik alanında çok önemli başarılar elde edildi.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamının bir çatı altında toplanması, bu çatı altında analizlerin sağlıklı yapılabilmesi, eksik ve zayıf halkaların düzeltilmesi adına güçlü bir veri tabanı oluşturuldu. Kapsam dışında hiçbir vatandaşın kalmaması amaçlandı. Hangi nedenle olursa olsun kapsam dışında kalan tüm vatandaşların, aylık 88,29 liralık GSS primini ödeyerek her türlü sağlık hizmetinden istifade edebilmesi sağlandı. 88,29 lirayı ödeyemeyenlerin primleri ise devlet tarafından ödenecek. 1 Nisan itibarıyla uygulamaya konulan sistem ile mağduriyetlerin giderilmesi amaçlandı.

DÜZENLEME KİMLERİ KAPSIYOR?

 

Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bağlı, bir işyerinde çalışanlar ile emekliler ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden zaten yararlanıyor. Bu kişiler için herhangi bir değişiklik olmayacak. Söz konusu düzenleme çalışmayan ve sosyal güvencesi olmayanları ilgilendiriyor.

GELİR TESTİ ZORUNLULUĞU KALKTI

Yapılan yeni düzenlemeyle, gelir seviyesine bakılmaksızın, herhangi bir işte çalışmayan kişiler aylık 88,29 lira prim ödeyerek Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşması olan tüm özel hastaneler, üniversite hastaneleri ve devlet hastanelerinde tedavilerini yaptırabilecekler. Aylık 88,29 lira prim ödemeyi kabul eden kişiler gelir testi yaptırmayacaklar.

Hane halkı içinde kişi başına düşen geliri asgari ücretin üçte birinden az olan kişilerin Genel Sağlık Sigortası primleri ise devlet tarafından karşılanacak. Bu kişiler gelir testine girecek. Test sonucunda hane içindeki fert başına gelir 592.50 liranın altında çıkarsa o vatandaşın primi Hazine tarafından karşılanacak. Vatandaşın prim ödemesi gerekmeyecek.

GELİR TESTİ NEDİR?

Gelir testi ailelerin genel sağlık sigortası primlerinin kim tarafından ödeneceği ve ne kadar olacağını belirlemeye yönelik yapılıyor. Sosyal güvencesi olmayan, 18 yaşını doldurmuş olan herkes ve yeşil kartlıları doğrudan ilgilendiren bu test, sigortalılar gibi yasayla belirlenmiş kişileri ilgilendirmiyor.

Söz konusu test ödemelerinin miktarını belirlemek amacıyla yapılıyor. Aynı çatı altında yaşayan kişilerin aylık gelirlerinin toplanarak, aile içindeki bireylere eşit bölünmesiyle belirlenen aylık gelire göre prim borçlarının belirlendiği bu test sonrasında sigortaya kayıt yaptırılıp sağlık hizmetlerinden faydalanılıyor.

Genel Sağlık Sigortası Kavramı neyi ifade etmektedir?

Genel sağlık sigortası; kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı, ifade etmektedir.

Reformdan önce sosyal güvenlik kuruluşları farklı olduğu gibi sigortalılar sadece mensup oldukları sosyal güvenlik kuruluşunun verdiği sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyordu. Herkesin sağlık hizmetlerine eşit şekilde erişme imkânı yoktu.

Genel sağlık sigortası ile kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanması sağlanmıştır.

Kanundan önce ülkemizde bazı kesimler sağlık hizmetlerinden yararlanma yönünden sosyal güvenceden yoksun bulunmakta idi. Öte yandan, çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarınca üyelerine çeşitli miktar ve nitelikte sağlık sigortası yardımları yapılmakta ve bu yardımlar arasında norm birliği bulunmamakta idi. Yasa ile norm ve standart birliği sağlanmıştır.

Ülkemizde dağınık yapıda olan ve yararlanma koşulları birbirinden oldukça farklı ve erişimi bütün nüfusa yaygınlaşmamış bulunan sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar uzun yıllar tartışılmış, çözümü için de değişik tarihlerde yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Bütün bu gayretlere rağmen tüm nüfus sağlık güvencesi yönünden kapsam ve koruma altına alınamamıştır. Reform ile tüm nüfus kapsam altına alınmıştır.

Genel sağlık sigortası hangi tarihten itibaren zorunlu hale geldi ve Kimler genel sağlık sigortası kapsamındadır?

Zorunlu olarak herkesin genel sağlık sigortası kapsamına alınması 1/1/2012 tarihinde başlamıştır.

Kapsam dışı olarak adlandırılan banka sandıkları mensupları hükümlü tutuklular, yurt dışından sağlık hizmeti alma hakkı olanlar dediğimiz kesim hariç olmak üzere Türkiye’de ikamet eden herkes genel sağlık sigortası kapsamındadır. Sigortalı çalışan, kendi nam ve hesabına çalışan, devlet memuru olan, isteğe bağlı sigortalı olan, Kurumdan aylık ve gelir alan, 65 yaş aylığı alan, şeref aylığı alan, stajyer avukatlar, işsizlik ve kısa çalışma ödeneği alan herkes genel sağlık sigortası kapsamındadır.

Bu kişilerin yanı sıra, herhangi bir kapsamda olmayan ya da sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamında olmayan yani işsiz, Kurumdan gelir ya da aylık almayan ya da bakmakla yükümlü olunan olmayan kişilerde genel sağlık sigortası kapsamındadır. Bu kişiler Kurum tarafından otomatik olarak sistem üzerinden bulunup genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmektedir.

Gelir testi işlemi nedir, kimler yaptırmaktadır? Torba yasada gelir testi işlemlerine ilişkin herhangi bir değişiklik var mı?

Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan vatandaşların prim ödeyip ödeyemeyeceklerini; ödeyeceklerse ne kadar prim ödeyeceğini belirleyen işlem gelir testidir. Bu kapsamdaki vatandaşlarımız genel sağlık sigortalısı oldukları tarihten itibaren ikametlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırmaları gerekmektedir.

6824 sayılı Torba yasadan önce gelir testi yaptırmak bu kapsamdaki vatandaşlarımız için mutlak zorunluluk idi, primi devlet tarafından karşılanan grup ile birlikte 4 seviye vardı ve vatandaşlarımızın bu 4 seviyeden hangisi içerisinde olduğunun mutlak tespiti gerekiyordu, Torba yasa sonrası mutlak zorunluluk kalkmaktadır. Bu kapsamdaki kişiler gelirinin düşük olduğunu düşünüyorlar ise kendilerine gönderilen tebliğden itibaren bir ay içerisinde, gelir testine müracaat etmeleri gerekmektedir.

Gelir testi için bir süre var mı?

Herhangi bir sosyal güvencesi olmaması nedeniyle GSS kapsamında resen tescil ettiğimiz kişilere durumlarını belirten bir tebligat gönderilmektedir.  Gelirinin aynı hanede yaşayan aile içinde kişi başına düşen tutarı asgari ücretin 1/3’ünün altında olduğunu düşünenler bu tebliğden itibaren 1 ay içinde gelir testi için yerleşim yerinin bulunduğu SYDV’ye müracaat etmeleri gerekmektedir.

Gelir durumu değişenler tekrar gelir testine gidebilir mi?

Bu kapsamdaki sigortalılardan gelir durumu değişenler durumunun değiştiği tarihten itibaren yeniden gelir testi için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat edebilirler.

Mevcut durumdaki GSS prim tutarları torba yasa düzenlemesi ile düşürüldü mü?

Yeni sistemde ise 2019 yılı için belirlenen asgari ücrete göre geliri;

Asgari ücretin üçte birinin üstünde ise  asgari ücretin %3’ü üzerinden 2020 yılı için 88,29 TL prim ödenmektedir.

6824 sayılı Torba yasa birikmiş prim borçlarına indirim getiriyor mu?

GSS prim borçlarına, maddenin yürürlük tarihinden önceki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen veya ettirilecek gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklardan ödenmemiş olanların tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.

Diğer taraftan ödenmemiş olan aylık prim borcu aslının; tekli prim sistemi prim miktarına eşit veya fazla olması halinde (88,29 TL) bu miktar; az olması halinde ise tahakkuk eden borç tutarı üzerinden prim borcu yeniden hesaplanacaktır. Eğer ki borç aslı bu miktarın altında ise asıl borç aynen kalacaktır.

Güncellenen borcu sigortalı nasıl ödeyecek? Peşin mi yatırması gerekiyor?

6824 sayılı Torba yasa gereği yeni oluşan borca bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren (1/5/2017) tarihinden itibaren oniki ay herhangi bir gecikme zammı ya da faiz tahakkuk ettirilmeyecektir. Dolayısıyla bu on iki aylık süre zarfında yani 30/4/2018 tarihine kadar genel sağlık sigortalıları bu borcu peşin veya taksitler halinde  yatırabilirler.

GSS’lilerin gerek primi kendi cebinden ödeyenler gerekse de devlet tarafından karşılananlar için sağlıktan yararlanma şartları ne şekilde aynı mıdır?

İki grup arasından bu farklılık göstermektedir.
60/c-1 (eski yeşilkartlılar) sigortalılarının sağlık hizmet sunucularına müracaat etmeleri halinde herhangi bir şart aranmamaktadır. Bu kapsamda sigortalı olunduğu andan itibaren sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmektedir.

60/g kapsamındaki primini kendi cebinden ödeyen kişiler için ise 2 temel kural bulunmaktadır; bu kişilerin 30 gün prim ödemesinin bulunması ve 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması gerekmektedir.

Bu kurallar ile birlikte 6284 sayılı Torba yasa geçmiş dönem prim borçları için sağlık hizmetlerinden faydalanma noktasında sigortalılara kolaylık getirmektedir. 60/g sigortalıları on iki aylık süre içerisinde sağlık hizmet sunucusuna müracaat ettiklerinde 30 gün prim ödemesi ve cari dönem 60 günden fazla borcunun da bulunmaması şartıyla geçmiş dönem gss prim borçları sorgulanmadan sağlık hizmeti alabileceklerdir.

Genel Sağlık Sigortası kapsamında getirilen diğer yenilikler nelerdir?

Gençlerimiz için mezuniyet tarihinden itibaren belli yaş ve süre sınırı olmak üzere sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanma imkanı getirilmiştir. 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 10.2.2016 tarihinden itibaren Lise mezunu gençlerimize 20, üniversite mezunu gençlerimize 25 yaşına kadar anne ya da babasından iki yıl boyunca bakmakla yükümlü olarak, anne veya babasından yararlanamıyor ise gelir testi yaptırmaksızın 60/c-1dediğimiz primi devlet tarafından karşılanmak üzere genel sağlık sigortalısı olmaları sağlanmış.

Kısmi süreli çalışanlarla ilgili olarak şunu söyleyebiliriz; 1/1/2012 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların, eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları zorunluydu. Yapılan yeni düzenleme ile; 1/10/2016 tarihi itibariyle;
 20 günden az çalışmak şartıyla; part time çalışanlar ile Ek-9 dediğimiz  ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla çalışanları yanı “7- Puantaj”  eksik gün seçeneği ile bildirilen kişiler de bu zorunluluk kapsamına dahil edildi.

Aynı zamanda bu kişiler için şöyle bir kolaylık sağlandı; eğer bu kişiler yani part time çalışanlar, Ek-9 dediğimiz ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla çalışanlar, “7- Puantaj”  eksik gün seçeneği ile bildirilen eğer sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişi statüsünde iseler bu zorunluluktan muaf tutulmuş oldular.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI

ESKİ HALİ

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar düzenlenmiş olup genel sağlık sigortalısı sayılmanın ana koşulu, yerleşim yerinin Türkiye olmasıdır. 1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir. Aşağıda genel sağlık sigortalısı sayılmayanların anlatıldığı bölümde sayılanlar hariç olmak üzere yerleşim yeri Türkiye olan Türk vatandaşlar zorunlu olarak, yabancı ülke vatandaşları ise talepleri ile genel sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır.

KİMLER GENEL SAĞLIK SİGORTALISI SAYILMIŞTIR?

5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar düzenlenmiştir. 

 Yerleşim yeri Türkiye'de olan kişilerden;

-Bir işverenin emrinde hizmet akdiyle çalışanlar,

-Kendi nam ve hesabına çalışanlar, 

-Kamu idarelerinde kamu görevlisi olarak çalışanlar,

-İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,

-Gelir testi sonucu tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar ile gelir tespiti yapılmaksızın genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi bulunmayan Türk vatandaşlarından 18 yaşını doldurmamış çocuklar,

-Uluslararası koruma başvurusu veya statüsü sahibi ve vatansız olarak tanınan kişiler,

-65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,

-İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler,

-Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,

-Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,

-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler ile ana ve babası olmayan Türk vatandaşlarından 18 yaşını doldurmamış çocuklar,

-Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar, 

-Geçici köy korucuları ve emeklileri

-Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler, 

-Oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler,

-İşsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,

-Bu Kanun veya bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık alan kişiler,

-Ülkemizde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler,

-Avukatlık stajı yapmakta olanlar,

-Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümlerine göre hakkında koruyucu tedbir kararı verilen kişiler,

-2022 sayılı Kanun kapsamında 18 yaşından küçük engelli ve engelli yakını aylığı alanlar,

-Herhangi bir kapsamda genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olmayan vatandaşlar, genel sağlık sigortalısı sayılır.

KİMLER GENEL SAĞLIK SİGORTALISI SAYILMAMIŞTIR?

-Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler,

-Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan yerleşim yeri yurt dışında olup o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar,                              

-Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili mevzuatının zorunlu kıldığı hallerde, işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,

-Hükümlü ve tutuklular,

- Er, erbaş ve yedek subay okulu öğrencileri,

-3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak emekli olan ve yerleşim yeri yurt dışında olanlar,

-Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri ve dul ve yetimleri, 

-Anayasa Mahkemesi üyeleri ile bunların emeklileri ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri, 

-Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamındaki mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olamayan ve Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılmayan kişilerden, Türkiye’de bir yıldan kısa süreyle yerleşik olanlar,

-5510 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen; 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların üyeleri,
genel sağlık sigortalısı ve genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmaz.

GELİR TESTİ NEDİR? KİMLER TESTE TABİDİR?

Gelir testi işlemi, kişinin çeşitli göstergeler ışığında mevcut gelirinin belirlenmesidir. 

Herhangi bir kapsamda genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamında sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunmayan kişiler 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı tescil edilmekte olup, anılan kapsamda tescil edilen bu kişilerin tescil tarihinden itibaren yerleşim yerlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırmaları gerekmektedir.

Gelir tespitinde aynı hanedeki aile esas alınmaktadır. Adres Kayıt Sisteminde yer alan adres bilgilerine göre aynı hane içinde yaşayan ve MERNİS kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ile genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınmakta ancak, aynı hanede yaşamayan ve öğrenim nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilmektedir.

GELİR TESTİMİ NE ZAMAN YAPTIRMALIYIM?

Kanun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası (g) bendi kapsamında tescil edilen kişilerin gelir testi müracaat bildiriminin (Ek:1) kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurmaları gerekmektedir.

Söz konusu bir aylık süre içerisinde gelir testine başvurmayanların tescil başlangıç tarihinden itibaren aile içindeki gelirinin kişi başına düşen aylık tutarı olarak, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen aylık prime esas kazancın (asgari ücretin) iki katı esas alınarak primleri tahakkuk ettirilecek ve bu kişilerin ödemeleri gereken prim miktarı, sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından 7201 sayılı Kanuna göre iadeli taahhütlü posta yoluyla kendilerine tebliğ edilecektir.

Bu süre Kanunun (60/1 (c-1) )alt bendi kapsamında olduğu tespit edilenler için kendilerine “Gelir testine müracaat bildirimi” (Ek:1) tebliğ edildiği tarihten itibaren altı aydır.


KANUNİ ENGELİ OLAN KİŞİLER GELİR TESTİNİ NASIL YAPABİLİR?

Kanuni temsilcisi bulunanların başvuru işlemi kanuni temsilciler tarafından yapılabilmekte ve bu kişilerin kanuni temsilci olduğuna ait mahkeme kararı ya da vekaletname başvuru formuna eklenmektedir. 

GELİR TESTİ YAPMAK İSTEMİYORUM. NE YAPMALIYIM?

Gelir testi yaptırmak istemeyenlerin, Kuruma veya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırmak istemediğini yazılı olarak beyan etmeleri gerekmektedir.

Bu beyanda bulunan kişilerin aile içindeki kişi başına düşen aylık gelir tutarı, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen aylık prime esas kazanç alt sınırının iki katından fazla olduğu kabul edilir.

Buna göre genel sağlık sigortası primleri, sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından tescil tarihinden itibaren asgari ücretin iki katı esas alınarak güncellenir ve “GSS Tescil Bildirimi” (Ek:2) ile 7201 sayılı Kanuna göre iadeli taahhütlü posta yoluyla kendilerine tebliğ edilir.  

GELİR TESTİ SONUCUNA İTİRAZ EDEBİLİR MİYİM?

Gelir tespiti sonucuna; sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından “GSS Tescil Bildirimi”nin tebliğ tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde ilgili Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yazılı olarak itiraz edilebilir.

HANGİ DURUMLARDA GELİR TESTİ YENİLENMELİDİR?

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından gelir tespiti yapıldıktan sonra gelir durumları değişenler ile Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtlarına göre hane içinde yer alan ailede doğum, ölüm, evlenme, boşanma ve benzeri nedenlerle değişiklik meydana gelen kişilerin gelir testinin yenilenmesi gerekmektedir.

Bu kişilerin, söz konusu değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma ya da vakfa müracaat etmeleri halinde gelir testi sonuçları yenilenmektedir. 

Gelir testi sonucuna göre Kanunun (60/1c-1) alt bendi ya da Kanun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası (g) bendi kapsamında tescil işlemi yapılanlar, yukarıda belirtilen durumlar hariç olmak üzere gelir tespitinin yapıldığı tarihten itibaren altı ay geçtikten sonra yeni bir gelir testi talebinde bulunabilirler.

Gelir tespiti yapılanlardan genel sağlık sigortası tescili yapıldığı tarihten itibaren, aile içindeki bireylere ait verilerin doksan günde bir Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Projesinde otomatik olarak güncellenmesi sonucunda gelir durumu değişenlerin tescil işlemleri, değişikliğin meydana geldiği tarih itibariyle güncellenmektedir.  

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARIN GENEL SAĞLIK SİGORTASI?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesine göre, Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile bu Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalıların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlanması zorunludur.

Bu sigortalıların ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırarak ve gelir testi sonucuna göre belirlenen gelir seviyesi üzerinden prim ödeyerek kalan sürelerini 30 güne tamamlamaları gerekmektedir.

YABANCI ÜLKE VATANDAŞLARINDA GENEL SAĞLIK SİGORTASI

Yerleşim yeri bir yıldan fazla süredir ülkemizde olan ve yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan ve de yabancı ülke mevzuatı kapsamındaki sigortalarından dolayı Türkiye’de sağlık hizmetlerinden yararlanamayan yabancı uyruklu vatandaşlar talepleri halinde Kurumumuza müracaat ederek 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında primlerini kendileri ödeyerek genel sağlık sigortalısı olabilmektedir.

Bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri de kişilerde genel sağlık sigortalısı sayılır. 

ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERDE GENEL SAĞLIK SİGORTASI

Ülkemizde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerden,  ilk kayıt tarihinden itibaren üç ay içinde dilekçeyle Kuruma müracaat edenlerin, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın talep tarihini takip eden günden itibaren genel sağlık sigortalılığı başlatılır ve öğrenimleri süresince genel sağlık sigortalılıkları devam eder.

Başvuru süresinde talepte bulunmayanlar hakkında öğrenimleri süresince genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin, bir öğrenim dönemine ilişkin 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının üçte birinin 30 günlük tutarı üzerinden belirlenen genel sağlık sigortası priminin kendilerince ödenmesi gerekmektedir.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI NE ZAMAN SONA ERER?

Zorunlu çalışmanın sona ermesi, isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi, gelir/aylık alanların bu hakkının sona ermesi, köy korucularının çalışmalarının, aylık alanlarının ise aylık alma hakkının sona ermesi, avukatlık stajının sona ermesi işsizlik ödeneği/kısa çalışma ödeneğinin kesilmesi, koruyucu tedbir kararının sona ermesi, ceza infaz kurumları ve tutukevleri personeli eğitim merkezleri kanunu kapsamına göre hizmet öncesi eğitimin sona ermesi, koruma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlananların bu hakkı kaybetmesi halinde genel sağlık sigortalılığı sona ermekte olup, Kanunun (60/1c-1) alt bendi ya da Kanun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanların ise 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ya da fıkraları kapsamında genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi sayıldığı, yerleşim yerinin başka bir ülkeye nakledildiği tarih ve ölümü halinde ölüm tarihi itibariyle genel sağlık sigortalılıkları sona ermektedir. 

4/a (SSK), 4/b (Bağ-Kur) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında sigortalı olanlar,

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmaktadır. Bu kapsamda yer alanlar, zorunlu sigortalılıkları sona erdiği tarihten itibaren 10(on) gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanabileceklerdir.

Ayrıca bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90(doksan)günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90(doksan)gün süreyle bakmakla yükümlü oldukları kişiler dâhil sağlık hizmetinden yararlandırılacaklardır.

Buna göre, genel sağlık sigortası uygulamasında (60/a)'lı olarak tanımlanan 4/a, 4b ve 4/c sigortalıları, zorunlu sigortalılıkları sona erdiği tarihten itibaren her halükarda on güngeriye doğru 90 gün sigortalılıkları varsa, 90 gün süreyle sağlık hizmeti alabilecekler.

Zorunlu sigortalılıkları sona eren bu kişiler, 90. günün sonunda 60. maddenin birinci fıkrasının (c/1) veya (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olacaklardır. Yani (60/c-1) veya (60/g)'li olarak genel sağlık sigortalısı sayılacaklardır. 60. maddenin (g) bendine göre genel sağlık sigortalısı sayılanlar, 60. maddenin diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları veya diğer bentlere göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılıyorlar ve bu kişilerin sigortalılıkları kurumca resen tescil ediliyor.

Buna göre, zorunlu sigortalılıkları sona erenler, prim ödeme durumlarına göre 10. veya 90. günden itibaren 60/g'li olarak genel sağlık sigortalısı sayılacaklar ve tescilleri SGK tarafından resen yapılacak.

Bu kişilerin bir ay içinde başvuracakları gelir testi sonucunda, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olduğunun tespiti halinde, 60/c-1'li olarak tescilleri düzeltilecek ve primleri devlet tarafından karşılanacak.

Aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının asgari ücretin üçte biri veya üzerinde olduğu tespit edilenler ise 60/g'li olarak genel sağlık sigortalısı sayılacaklar ve gelir durumlarına göre prim ödeyeceklerdir.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALANLAR

İşsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişi genel sağlık sigortalısı sayılmaktadır. Buna göre, zorunlu sigortalılığı sona eren 4/a (SSK) sigortalısı işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması halinde,işsizlik ödeneği aldığı süre için ayrıca genel sağlık sigortası primi ödemeyecektir.

Bu kişinin primleri İş Kurumu tarafından ödenecektir. SGK bildirimleri, İş Kurumu tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılacaktır. Ödenek bağlanan kişi, İşsizlik ödeneğinin sona erdiği tarihte hala iş bulamamışsa ve bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda değilse, gelir durumuna göre 60/c-1'li veya 60/g'li olarak genel sağlık sigortalısı sayılacaktır.

SOSYAL GÜVENCESİ BULUNANLAR VE EMEKLİLER

Sigortalılığı bulunan bu kişiler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık yardımlarının, daha önce olduğu gibi kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilecektir.

Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

KIZ ÇOCUKLARININ DURUMU

1 Ekim 2008 tarihi itibariyle ister 18 yaşından küçük, ister 18 yaşından büyük olsun bakmakla yükümlü olunan kişi olarak anne veya babası üzerinden sağlık hizmeti alan kız çocukları, 5510 sayılı Kanununa göre de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılmaktadır. Anne veya babaları üzerinden sağlık hizmeti almaya devam edeceklerdir. Ancak,

- Kız çocuğunun evlenmesi halinde, veya

- Kendi adına çalışmaya başlaması halinde, sağlık hizmeti sona erdirilecektir.

Bekar olup işsiz kalması veya eşinden boşanması halinde, yeniden anne veya babası üzerinden sağlık hizmeti almaya devam edecektir.

ERKEK ÇOCUKLARININ DURUMU

18 yaşın üzerindeki erkek çocuklar, lise ve dengi okullarda öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi durumunda ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayanlar, ana veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edecektir.

Bu kişilerin her yıl öğrenci belgelerini sosyal güvenlik il müdürlüğüne göndermesi yeterli olacaktır.

BAĞ-KUR’LULARIN ( 4 / b ) DURUMU

Şirket ortağı olarak 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılanlar, standart genel sağlık sigortalısı sayıldıklarından, ayrıca GSS kaydı yaptırmalarına gerek yoktur. Ancak 60 günden fazla prim borcu bulunan Bağ-Kur'lular ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık yardımı alamayacaktır. ( 18 yaş altı çocukları hariç )

 

 

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Oğuzhan GÜNGÖR

Şişli - İSTANBUL

PAYLAŞ : Email Facebook Google Twitter